27 July 2009

mavi kent.. ışık ülkesinin başkenti..

KAŞ..

içim kırık dökük olmasa da bu kez, yine de biraz hüzün yüklüydü yüreğimde mavi kente giderken.. sevinçle, bir yıldır biriktirdiğim özlemle, nihayet yeniden gidiyor olmanın keyfiyle birlikte derin bir hüzün... nedenini bilmediğim, belki çok derinde bir yerde biliyor da olsam, arkalara ittiğim için göremediğim bir suskunluk hali.. içimde birikenleri sulara bırakıp hafifleyememiş olmaktan kaynaklı bir ağırlık.. yorgunluk.. yetişmesi gereken birşeylerin giderken hala tamamlanamamış olmasının suçluluğu biraz belki.. istediğimce, umduğumca kendimle kalamayacak olma fikrinin içimdeki tedirginliği, istemsizliği.. hepsi birleşip, daha bir sürü şeyi de kendilerine ekleyip, koca bir keder olup oturmuştu yüreğimin ortasına..


kederli gittim ben bu kez Kaş'a!
elimde "Kıyılara Kaçan Kadınlar"ımla..

No comments: