102 saat.
gece boyunca hala ve şu anda canlı yayında hala enkazlardan tek tek birileri çıkarılabiliyor. elbette buna odaklanalım, elbette öncelik bir kişi de olsa kaybedilmeyecek bir tane daha can…
ama öte yanda 74 binden fazla yaralı… yüzbinlerce hayatı altüst olmuş insan…
18 bini geçen kaybedilmiş hayat…
ki henüz enkaz kaldırılmasına geçmemişken.. enkaz kalktıkça kat kat artacak bir kayıp sayısından bahsediyoruz.
ve siyaset yapmayalım, bunlara sinirlenmeyelim, aklımızı kaçırmayalım, sorgulamayalım, destek nerde, boy boy reklamları dönen “çok çekici/nerde olursan ol” iletişim imkanları nerde sormayalım, bunca bina neden çöktü, bunca insan bu göçüklerde neden kaldı suç suçlu aramayalım, hesap sormayalım, devletimize şükredelim, kader diyelim, neyse ki şahsen bizim başımıza gelmedi diyelim, dua edelim, unutalım, bir 20 yıl sonra ya da çok daha erken başımıza gelecek bi başka depremde yeniden şaşıralım, yaralanalım, ölelim….
zaten “gerektiği gibi” oy vermeyeceksek, birer oy olarak sayılamıyorsak iktidarın gözünde, niye yaşıyoruz ki!!!
10 February 2023
102.saat
07 February 2023
Deprem. Yine...
Bir karanlık zaman daha!
06.02.2023 04:17
06.02.2023 13:24
24 yıl öncesindeki anılar hayal meyaldi benim için. O sahilde, telefonda tüm ailesini kaybettiğini karşımda öğrenen kızdı benim için 17 Ağustos. Görüntüler, sesler, çöken binalar, evsiz kalanlar, göçüğün altında kalanlar, ölenler, zihnindeki karanlıkla, seslerle yaşamak zorunda kalanlar.... Bunlar daha hayal meyal. Belki o zaman internet, cep telefonları, anlık iletişimler bu kadar yaygın olmadığından, belki de henüz liseyi bitirmiş biri olarak benim algılarım o kadar açık olmadığından...
Şimdi, Maraş'ta, Hatay'da, Malatya'da, Gaziantep'te, Kilis'te, Adana'da, Adıyaman'da, Diyarbakır'da, Osmaniye'de, Urfa'da, ... On tane şehri kapsayan kocaman bir alanda yaşananları duydukça, gördükçe, çaresizliği algıladıkça farkediyorum 24 yıl önce yaşananları aslında ne kadar algılamadığımı.
Şimdi peş peşe gerçekleşen ayrı depremler, bitmek bilmeyen artçı sallantılar, ağır hasarlı evler, karanlık, yıkıntılar, uğultu, molozların arasında insanlar, çocuklar, kar, soğuk, don, çıkan yangınlar, elektrik kesintisi, gaz kesintisi, ısınamamak, çöken yollar, pisti kırılan havaalanı, dünyadan istenen yardım, toplanan yardım paketleri, arama kurtarma ekiplerinin bir sürü yere hiç ulaşamaması, ...
Hepsi kocaman bir çaresizlik!
Kocaman bir karanlık!
Sonsuz bir gürültünün içinde hissedilen korkunç sessizlik!
