27 bitti! Başlayan 28...
Koca bir değişim yılının sonunda yürüyorum şimdi adım adım. Çok şey dilemiştim 26. yaşımdan, çok şey karşıladı beni. İstemiştim ki ;
Sağlık olsun hayatımda, hafiflik olsun.. Ailem, arkadaşlarım hep yanımda olsun. Annemi, babamı farkında olmadan bile olsa üzmeden geçsin tüm zamanlarım.. Arkadaşlarım gerekse az olsun ama gerçek olsun, sahtelikten, maskelerden uzak olsun, aramızda güven olsun, pozitiflik olsun, pozitif olamayan, negatif halini de bana taşıyan, beni yoran uzak olsun, uzak kalsın hayatımdan. Hem zorluklar paylaşılsın, hem keyif hayatlarımızda.. Sonra AŞK olsun. Geçmiş artık sadece anı olarak saklansın yürekte ve yeni biri çıksın yoluma. Tanıyacağım, tanışacağım, anlatacağım, dinleyeceğim, paylaşacağım, gerçek, sağlam duran, her halime tanık, her haline tanık olmama izin veren biri olsun, onunla hem derin hem basit bi AŞK yaşansın.. İşimde mutluluk olsun; zorluk, yoğunluk olsa da en çok keyif olsun. Zaman iyi kullanılsın, Lola olsun, işe enerji karışsın, pişmanlıklardan uzak, önü aydınlık bir yolda yürünsün.. Yalnız yaşayacağım bi evim olsun; benim olsun, küçük, sevimli, kahve kokulu olsun. Turuncu kanapesi, yağmur seyredilen penceresi olsun. Mavi uyanışlar, Azul Génova resminde gülümseyen bir yaşam olsun evin içinde.. Seyahat zamanları girsin günlerimin arasına, daha önce görmediğim bir yere gideyim yeni yaşımda da. İstanbul yürüyüşleri, Ada’da şarap keyfi, Kaş mavisi yaşansın yine yeni yeniden.. Kendi seçimlerimle ilerlesin yolum; İspanyolca, puzzle’lar, tango (nuevo tabii ki) , Elif Şafak, İyi Seneler Londra, Yangın Duası, “ojaz”, gianicolo yazılarım, kartpostallarım, dec 31 zamanlarım, müdavim mekanlarım, lezzet, starbucks, şarap burukluğu, fesleğen lezzeti, “en başarılı tarif kendi yaptığındır” cümlesi, vs.. vs.. kenar süsleri olsun yaşamımın, çevrelesin beni ve seçimlerimi.. Yenilikler eklensin hayatıma; dalış mesela, fotoğraf çekmek mesela, paraşütle atlayıp yukarıdan seyretmek yerküreyi ya da “do something for..” gibi adımlarım olsun hayatta.. İstedim ki bütün bu belirli dileklerimin yanında aslında mutluluk olsun, içimde huzur biriksin, kendime güvenim sağlam olsun, yıkılmasın, karar anlarım çabuk olsun, tereddütler uzak olsun benden, “iyi ki” olsun seçimlerimi düşündüğümdeki ilk tepkim, yüzüm ileriye dönük olsun, değişim korkutmasın beni, yeni yol, yeni adımlar, yeni farkedişler keyif ve renk olsun yaşamıma, yusufçuk simgelesin hep içimdeki değişikliği, hayallerim olsun adımlar atıp gerçek olmaya yaklaştırdığım, turuncu enerjisiyle bakayım yaşama ve gökkuşağıyla karşılaşayım köşeyi dönüverince.. Demiştim ki Kaş’ta edindiğim ruh halim hep baki kalsın..
Kaldı!
Bütün bu dilediklerimin hepsi gerçek oldu. Farklı bir zaman sırasında belki ama hepsi oldu. Zor zamanları olsa da o yüzden artık geride bıraktığım senemin, en çok keyiflerini hatırlıyorum şimdi. Aslında hepsini ayrı ayrı ve hep birlikte bir yerlerine yerleştirdim yüreğimin.

Şimdi artık yeni adımlardayım.
1 yıl önce sadece hayalini kurabildiğim bir pencere açık önümde, birazdan kapıyı açıp yürümeye başlayacağım o yolu izliyorum pencereden göz ucuyla. Heyecan, mutluluk, huzur, keyif ve sükuneti hem içimde birbirine karıştıran hem de ayrı ayrı varlıklarını hissettiren tuhaf bir duygu yüklü yüreğimde. Hem bu anın keyfini çıkarmak için her şey yavaş çekimde yaşansın istiyorum hem de bir an önce ilerlesin zaman ve ben hemen, hiç vakit kaybetmeden yeni zamanlara uzanayım.
Yine yeni dileklerim var, değişen ve beni gülümseten yaşamdan. Şimdi diliyorum ki yeni yaşımdan ve yaşayacağım tüm yaşlarımdan ;
Geçen yılımın gerçekleşmiş ya da henüz gerçekleşmemiş tüm güzellikleri sürsün, zorlukları hatıramda yer etsin ve beni büyütsün.
Annemle, babamla, anneannemle daha uzun olamasa da daha dolu zamanlar yaşansın. Daha çok sohbet edip, daha çok an paylaşalım. Bendeki değerlerini onlara da hissettirebileyim –hissettirmekten öte söylemeliyim bile aslında.
Arkadaşlarım benimle kalsın. Çok konuşalım, çok şey anlatalım, çok şey dinleyelim birbirimizden, bazen sessiz bile olsa çok şey paylaşalım. Paylaştıklarım değerli olsun arkadaşlarımda. Zor anlar birlikte atlatılsın, mutlu zamanlar paylaşılıp çoğalsın içimizde.
Evim için içimde taşıdığım tatlı telaş ve heyecan varlığını korusun bende, tükenmesin. Tükenmesin ki, evime dair planlarımı gerçekleştirebilme fırsatları yaratayım her geçen günümde. Yenilikler ekleyeyim; zaten beni anlatan evim, biraz daha bana benzesin, ben olsun, benden olsun diye!
Sümbülüm açsın, kokusu dolsun odanın içine. Puzzle’larımı yerlerine asıp, yenilerini yapayım. What Dreams May Come afişimin yenisini alayım, beyaz boyalı kapıma asayım, rengi parlasın kapının üstünde. Limon sarısıyla renklensin mutfağım, raflarım. Duvar stickerları seçeyim hayatıma neşe katacak, laciverte yazılı gümüş rengi bir İyi Geceler / Tatlı Rüyalar yazısı uğurlasın beni her gece uyku ülkesine.
Kendime bir fincan kahve yapıp, penceremin önüne oturup, göğü, bazen yağmuru izlediğim, evimin içinde boş boş dolaştığım, mavi mavi uyanışlarla yeni günleri karşıladığım zamanları çoğaltayım gün geçtikçe. Ateş ve su renklerimin arasında mutluluk dolsun içime, aidiyet duygum büyüsün evime.
İşim zirvede sürsün. Buradaki keyif halim daim olsun. Güzel yürüsün her şey, iyi ilerlesin, yaptığım şeye baktığımda içime sinsin, “evet işte bunu biz yaptık” diyebileyim. Planlı, güvenli, sağlam olsun adımlarım ve önümdeki yol aydınlansın, aydınlık olsun. Sözcüklerin gerçekliği davranışlarda varlığını farkettirmeyi sürdürsün. “Sevdiğin öğretmenin dersine çalışmak” halim hep daim olsun. :)
Yolculuklar yaşamayı sürdüreyim. Gece otobüs penceresinden tabelaları ve yolu izleyeyim ya da bir başka seferde gökte bulutların arasında süzüleyim. En azından bir kez olsun, trenle Anadolu’da bir şehre gideyim, Haydarpaşa’dan trene binip.
Daha önce hiç gitmediğim yeni bir şehirde uyanayım bu yıl içinde bir gün. Sokaklarında yürüyeyim, kentin varlığını, benim ordaki varlığımı hissedeyim. Oraya air cümleler taşıyayım kendime.
Daha önce gitmiş olsam da yeniden gitmeyi istediğim yollara da uzanabileyim bu kez gerçekten. Assos limanında sahil boyunca yürüyüp, o kahvede adaçayı içeyim mis kokusunu içime çekerek. Ametist dükkanına girip yeni bir ametist alayım kendime, yüzüğüm gibi uğuruyla girsin hayatıma. Geceleri iskelelerden birinde uzanıp, yanımda bir şişe şarapla yıldızları izleyeyim karanlıktan. Küçük ışıklar yanarak kaybolsunlar sonsuzlukta, ben yüreğimdeki dileğimi yineleyeyim sessizce. Ağva’ya gidip, kumsal yürüyüşü yapayım bir kış sabahı ya da öğleden sonrasında. Güneşli bir gün olsun, bahçede yayılıp kitap okuyayım, göğe kaldırdığımda başımı mavilik neşelendirsin beni. Akşam olduğunda şömine başında alevleri izleyip, sıcak şarap keyfi yapayım ve kadeh kaldıralım. Karadeniz’e uzanayım, Amasra’ya, bir de kendi şehrime. Saatler boyu limanda öylece oturup Karadeniz’i izleyeyim, o tanıdıklığı keşfedeyim o sularda. Bozcaada’da yakuttan kadehimi kaldırayım, belki kendi kendime, belki onunla birlikte. Kaş mutlaka olsun yollarımdan en azından birinde. Mavi kent günlerim sarıp sarmalasın beni yine, keyif, coşku, güven katsın ruh halime. Kaledeki mucize yaşamımın parçası olsun, gözümün önünden kaybolmasın hiç o görüntü. Hep kalsın bende ve hep çağırsın beni kendisine Kaş. Antik tiyatro bu kez ilk gideceğim yerlerden biri olsun. O merdivenlerde oturup seyredeyim karşıda Meis’i ve mavi kentimin denizini. Dağın yamacından aşağı göğe süzüleyim sonra, mavi kentimi seyrederek uçmak halini hissedeyim iliklerimde bile. Derine dalayım bu kez, denemeden, sahiden :), öğrenmiş olarak. Bir gece mendirekte uzanıp taşlara, önüme ve üstüme serili o sonsuz karanlıkta küçük ışıkları seçmeye çalışayım.
Koca bir değişim yılının sonunda yürüyorum şimdi adım adım. Çok şey dilemiştim 26. yaşımdan, çok şey karşıladı beni. İstemiştim ki ;
Sağlık olsun hayatımda, hafiflik olsun.. Ailem, arkadaşlarım hep yanımda olsun. Annemi, babamı farkında olmadan bile olsa üzmeden geçsin tüm zamanlarım.. Arkadaşlarım gerekse az olsun ama gerçek olsun, sahtelikten, maskelerden uzak olsun, aramızda güven olsun, pozitiflik olsun, pozitif olamayan, negatif halini de bana taşıyan, beni yoran uzak olsun, uzak kalsın hayatımdan. Hem zorluklar paylaşılsın, hem keyif hayatlarımızda.. Sonra AŞK olsun. Geçmiş artık sadece anı olarak saklansın yürekte ve yeni biri çıksın yoluma. Tanıyacağım, tanışacağım, anlatacağım, dinleyeceğim, paylaşacağım, gerçek, sağlam duran, her halime tanık, her haline tanık olmama izin veren biri olsun, onunla hem derin hem basit bi AŞK yaşansın.. İşimde mutluluk olsun; zorluk, yoğunluk olsa da en çok keyif olsun. Zaman iyi kullanılsın, Lola olsun, işe enerji karışsın, pişmanlıklardan uzak, önü aydınlık bir yolda yürünsün.. Yalnız yaşayacağım bi evim olsun; benim olsun, küçük, sevimli, kahve kokulu olsun. Turuncu kanapesi, yağmur seyredilen penceresi olsun. Mavi uyanışlar, Azul Génova resminde gülümseyen bir yaşam olsun evin içinde.. Seyahat zamanları girsin günlerimin arasına, daha önce görmediğim bir yere gideyim yeni yaşımda da. İstanbul yürüyüşleri, Ada’da şarap keyfi, Kaş mavisi yaşansın yine yeni yeniden.. Kendi seçimlerimle ilerlesin yolum; İspanyolca, puzzle’lar, tango (nuevo tabii ki) , Elif Şafak, İyi Seneler Londra, Yangın Duası, “ojaz”, gianicolo yazılarım, kartpostallarım, dec 31 zamanlarım, müdavim mekanlarım, lezzet, starbucks, şarap burukluğu, fesleğen lezzeti, “en başarılı tarif kendi yaptığındır” cümlesi, vs.. vs.. kenar süsleri olsun yaşamımın, çevrelesin beni ve seçimlerimi.. Yenilikler eklensin hayatıma; dalış mesela, fotoğraf çekmek mesela, paraşütle atlayıp yukarıdan seyretmek yerküreyi ya da “do something for..” gibi adımlarım olsun hayatta.. İstedim ki bütün bu belirli dileklerimin yanında aslında mutluluk olsun, içimde huzur biriksin, kendime güvenim sağlam olsun, yıkılmasın, karar anlarım çabuk olsun, tereddütler uzak olsun benden, “iyi ki” olsun seçimlerimi düşündüğümdeki ilk tepkim, yüzüm ileriye dönük olsun, değişim korkutmasın beni, yeni yol, yeni adımlar, yeni farkedişler keyif ve renk olsun yaşamıma, yusufçuk simgelesin hep içimdeki değişikliği, hayallerim olsun adımlar atıp gerçek olmaya yaklaştırdığım, turuncu enerjisiyle bakayım yaşama ve gökkuşağıyla karşılaşayım köşeyi dönüverince.. Demiştim ki Kaş’ta edindiğim ruh halim hep baki kalsın..
Kaldı!
Bütün bu dilediklerimin hepsi gerçek oldu. Farklı bir zaman sırasında belki ama hepsi oldu. Zor zamanları olsa da o yüzden artık geride bıraktığım senemin, en çok keyiflerini hatırlıyorum şimdi. Aslında hepsini ayrı ayrı ve hep birlikte bir yerlerine yerleştirdim yüreğimin.

Şimdi artık yeni adımlardayım.
1 yıl önce sadece hayalini kurabildiğim bir pencere açık önümde, birazdan kapıyı açıp yürümeye başlayacağım o yolu izliyorum pencereden göz ucuyla. Heyecan, mutluluk, huzur, keyif ve sükuneti hem içimde birbirine karıştıran hem de ayrı ayrı varlıklarını hissettiren tuhaf bir duygu yüklü yüreğimde. Hem bu anın keyfini çıkarmak için her şey yavaş çekimde yaşansın istiyorum hem de bir an önce ilerlesin zaman ve ben hemen, hiç vakit kaybetmeden yeni zamanlara uzanayım.
Yine yeni dileklerim var, değişen ve beni gülümseten yaşamdan. Şimdi diliyorum ki yeni yaşımdan ve yaşayacağım tüm yaşlarımdan ;
Geçen yılımın gerçekleşmiş ya da henüz gerçekleşmemiş tüm güzellikleri sürsün, zorlukları hatıramda yer etsin ve beni büyütsün.
Annemle, babamla, anneannemle daha uzun olamasa da daha dolu zamanlar yaşansın. Daha çok sohbet edip, daha çok an paylaşalım. Bendeki değerlerini onlara da hissettirebileyim –hissettirmekten öte söylemeliyim bile aslında.
Arkadaşlarım benimle kalsın. Çok konuşalım, çok şey anlatalım, çok şey dinleyelim birbirimizden, bazen sessiz bile olsa çok şey paylaşalım. Paylaştıklarım değerli olsun arkadaşlarımda. Zor anlar birlikte atlatılsın, mutlu zamanlar paylaşılıp çoğalsın içimizde.
Evim için içimde taşıdığım tatlı telaş ve heyecan varlığını korusun bende, tükenmesin. Tükenmesin ki, evime dair planlarımı gerçekleştirebilme fırsatları yaratayım her geçen günümde. Yenilikler ekleyeyim; zaten beni anlatan evim, biraz daha bana benzesin, ben olsun, benden olsun diye!
Sümbülüm açsın, kokusu dolsun odanın içine. Puzzle’larımı yerlerine asıp, yenilerini yapayım. What Dreams May Come afişimin yenisini alayım, beyaz boyalı kapıma asayım, rengi parlasın kapının üstünde. Limon sarısıyla renklensin mutfağım, raflarım. Duvar stickerları seçeyim hayatıma neşe katacak, laciverte yazılı gümüş rengi bir İyi Geceler / Tatlı Rüyalar yazısı uğurlasın beni her gece uyku ülkesine.
Kendime bir fincan kahve yapıp, penceremin önüne oturup, göğü, bazen yağmuru izlediğim, evimin içinde boş boş dolaştığım, mavi mavi uyanışlarla yeni günleri karşıladığım zamanları çoğaltayım gün geçtikçe. Ateş ve su renklerimin arasında mutluluk dolsun içime, aidiyet duygum büyüsün evime.
İşim zirvede sürsün. Buradaki keyif halim daim olsun. Güzel yürüsün her şey, iyi ilerlesin, yaptığım şeye baktığımda içime sinsin, “evet işte bunu biz yaptık” diyebileyim. Planlı, güvenli, sağlam olsun adımlarım ve önümdeki yol aydınlansın, aydınlık olsun. Sözcüklerin gerçekliği davranışlarda varlığını farkettirmeyi sürdürsün. “Sevdiğin öğretmenin dersine çalışmak” halim hep daim olsun. :)
Yolculuklar yaşamayı sürdüreyim. Gece otobüs penceresinden tabelaları ve yolu izleyeyim ya da bir başka seferde gökte bulutların arasında süzüleyim. En azından bir kez olsun, trenle Anadolu’da bir şehre gideyim, Haydarpaşa’dan trene binip.
Daha önce hiç gitmediğim yeni bir şehirde uyanayım bu yıl içinde bir gün. Sokaklarında yürüyeyim, kentin varlığını, benim ordaki varlığımı hissedeyim. Oraya air cümleler taşıyayım kendime.
Daha önce gitmiş olsam da yeniden gitmeyi istediğim yollara da uzanabileyim bu kez gerçekten. Assos limanında sahil boyunca yürüyüp, o kahvede adaçayı içeyim mis kokusunu içime çekerek. Ametist dükkanına girip yeni bir ametist alayım kendime, yüzüğüm gibi uğuruyla girsin hayatıma. Geceleri iskelelerden birinde uzanıp, yanımda bir şişe şarapla yıldızları izleyeyim karanlıktan. Küçük ışıklar yanarak kaybolsunlar sonsuzlukta, ben yüreğimdeki dileğimi yineleyeyim sessizce. Ağva’ya gidip, kumsal yürüyüşü yapayım bir kış sabahı ya da öğleden sonrasında. Güneşli bir gün olsun, bahçede yayılıp kitap okuyayım, göğe kaldırdığımda başımı mavilik neşelendirsin beni. Akşam olduğunda şömine başında alevleri izleyip, sıcak şarap keyfi yapayım ve kadeh kaldıralım. Karadeniz’e uzanayım, Amasra’ya, bir de kendi şehrime. Saatler boyu limanda öylece oturup Karadeniz’i izleyeyim, o tanıdıklığı keşfedeyim o sularda. Bozcaada’da yakuttan kadehimi kaldırayım, belki kendi kendime, belki onunla birlikte. Kaş mutlaka olsun yollarımdan en azından birinde. Mavi kent günlerim sarıp sarmalasın beni yine, keyif, coşku, güven katsın ruh halime. Kaledeki mucize yaşamımın parçası olsun, gözümün önünden kaybolmasın hiç o görüntü. Hep kalsın bende ve hep çağırsın beni kendisine Kaş. Antik tiyatro bu kez ilk gideceğim yerlerden biri olsun. O merdivenlerde oturup seyredeyim karşıda Meis’i ve mavi kentimin denizini. Dağın yamacından aşağı göğe süzüleyim sonra, mavi kentimi seyrederek uçmak halini hissedeyim iliklerimde bile. Derine dalayım bu kez, denemeden, sahiden :), öğrenmiş olarak. Bir gece mendirekte uzanıp taşlara, önüme ve üstüme serili o sonsuz karanlıkta küçük ışıkları seçmeye çalışayım.

Kendime ayırdığım zamanlarım olsun mutlaka. Her yaptığımla keyif karışsın anlarıma.
Dans edeyim gümüş renginde ve “yeni” olsun dansımın adı. Ritmim kaybolmasın, zihnimde yer etsin kendine. Bisiklete biner gibi, her dans edişimde hatırlayıvereyim unuttum zannettiğim o ritmi ve iç sesimi..
Melodiler taşınsın kulağıma şarkılardan, ruhuma yayılsın duyduklarım. Defalarca dinlesem de bıkmayayım.
Kitaplarım artsın evimde, kırmızı koltuğuma oturup, bir fincan kahveyle belki, okuyayım kitaplarımı. Elif Şafak yeni şeyler yazsın, Amin Maalouf ve Grangé da... Hemen alayım, hemen okuyayım özlediğim yazarlarımı. Arada sırada rafa uzanıp, bazı kitaplarımı yeniden okuyayım; hikayelerini hatırlayayım, bende kalan izlerini okuyayım sayfa kenarlarındaki notlardan. Yeni cümleler ekleyeyim sayfa kenarlarına. Yeni yazarlarla tanışayım; belki benim daha önceden bilmediğim, belki de sahiden yeni yazmaya başlayan. Bu yıl mutlaka kitap fuarına gideyim. Gidip bir koca haftasonu geçireyim fuarda, kitap kokusunda..
Filmler izleyeyim; sahneleri bende kalsın, replikleri bir not defterinde belki. Sevdiğim filmleri yeniden yeniden izleyeyim sanki ilk kez izler gibi. İyi Seneler Bolvadin de olsun izleyeceklerim arasında.
Ama filmden öte sahnede izleyeyim onun yaptıklarını, İnsanın Başına Gelen Şeyler sahnelensin, gidip onu izleyeyim mesela. Tiyatro sahnesinin hayatın kurgusunu bozamayan ve tam da bu yüzden çok gerçek bir alan olduğunu hatırlayayım ve yeniden başlayayım tiyatroya gitmeye..
Tanışıp sohbet edelim ojaz’la. Tanıdıklığımızı farkedelim gerçekten, uzun uzun anlatalım bir sürü şeyi ve hiç unutmayacağımız bir paylaşım olsun bu ikimizde de. Sürsün hayatlarımızın bir kenarında keyifle..
İspanyolca’yı hatırlatayım kendime ve yeniden başlayayım Cervantes günlerime. Videolar, kitaplar eşlik etsin bu kez derslere ve sonuna kadar sürdüreyim bu konudaki kararlılığımı..
Biriktirme halim bende kalsın hep; kartpostallarım çoğalsın, çoğalsın, hep çoğalsın..
Dec 31 geleneğim devam etsin. Kimileri bu kez ne alacaklarını merak edip beklerken, kimileri de şaşırsın bu yaptığıma..
Pazar sabahı yürüyüşlerine çıkayım güneşli günlerde. Gazete alıp döneyim, uzun Pazar kahvaltıları edeyim evimde, penceremin dibinde..
İstanbul yürüyüşlerimi sürdüreyim. Beykoz’a gideyim bir Pazar günü mesela, Ada’ya kaçayım daha sıklıkla, daha erken gidip Burgaz’a da uğrayayım bir defasında. Ve bir sefer en azından, bisikletle dolaşayım Ada sokaklarını. Sonra bir başka günde bir vapura binip bütün kıyılarını dolaşayım kentimin. Boğazın dinginliğinde şehrimi dinleyeyim..
Müdavim olma halim hep sürsün; İncir olsun hayatımda, Agapia olsun, Çinili Cafe olsun.. Starbucks zaten olsun, Kahve Dünyası eklensin. Beyoğlu müdavimliklerim artık Kadıköy’le kıyaslanmasa da, sürsün onlar da; Sefahat olsun zaten, Deep olsun, Balans olsun, Gizli Bahçe, Pano, Tezgah, Vera olsun. Sarhoşluklarım hep son zamanlardaki gibi keyifli yaşansın. Ertesi sabah uyanışlarımda gülümseyiş olsun..
Lezzet katayım hayatıma daha sıklıkla. Yemek yapayım, sadece denemek için bazen. Bazen de arkadaşlarıma, keyifli sofra sohbetlerine hazırlayayım mutfağımı ve evimi. Fesleğen koksun mutfağım, limon sarısı renginin arasında..
KK vakitlerimi çoğaltabileyim, brunchlar, geceler çoğalsın, hepsinde orda olabileyim. KK'nın hayatımdaki yeri, değeri hep yüreğimin bir yerinde korusun kendini ve orası için yapabileceğim hiçbir şeyi atlamayayım, es geçmeyeyim. Elimden birşeyler gelebildiğinde, orda bulunup, destek olabileyim..
“Do something for..”lar için gerçekten birşeyler yapayım. Işıksız biri için kitap okuyayım mesela, kelimelerim ışık olsun karanlığına. Yanında durduğum değerler, savunduğum şeyler için tepki göstereyim gerektiğinde, tepkilerimi anlatayım insanlara, paylaşayım, ifade edeyim. Arkasında olayım düşündüklerimin ve sadece destekçi olmaktan öte, gerçekten varolayım yapılanların içinde, elimden geldiğince..
Fikrim mühim olsun, düşünceleri yazayım, paylaşayım, çoğaltayım orada..
Müzik-şiir birlikteliği gibidir ya bende fotoğraf-yazı birlikteliği de; fotoğraflar olsun, sözcüklerimin kesiştiği, cümlelerimde anlattığım. “Gianicolo”da mesela, biriksinler ya da belki yeni bir ismi, yeni bir yüzü olsun fotoyazılarımın..
Deniz hep varlığı, anlamı, tanıdıklığıyla yanıbaşımda olsun. Su sesi kulaklarıma dolup, dinginlik biriktirsin içimde..
..

AŞK yaşamıma gülümseyişler eklesin, o tatlı telaş hali gözlerime yansısın, gözlerim parlasın. Adım adım ilerlesin, derinleşsin, sağlamlaşsın. Kısacık zamanda hissettiğim ve Londra kızıyla kaldırdığımız kadehlerde dilediğim "o yol" önümde uzansın.

AŞK yaşamıma gülümseyişler eklesin, o tatlı telaş hali gözlerime yansısın, gözlerim parlasın. Adım adım ilerlesin, derinleşsin, sağlamlaşsın. Kısacık zamanda hissettiğim ve Londra kızıyla kaldırdığımız kadehlerde dilediğim "o yol" önümde uzansın.
Ve tabii ki yine, tüm dilediklerimin en en öncesinde kendim için diliyorum ki ;
Pın mutlu olsun, sebepsiz bi neşeyle dolsun hep. Kendime güvenim kaybolmasın, sağlam durabileyim hayatın karşısında –aslında karşısında da değil, tam ortasında. Uzun süreli tereddütlere izin vermeden hiç, yanıtın basit olduğunu hatırlayıp tereddüt anlarımda, “why not?” sorusuna verecek gerçek bir cevabım yoksa adım atmayı seçebileyim hep, korkmadan. Seçimlerim olsun hayatta, önyargılar yaratmadan "taraf tutayım". Benim için "fark eden" hiçbirşeyi es geçmeden yaşayayım günlerimi. Herşeyin ötesinde kendimi ıskalamayayım. Yaşamımda pişmanlıklara yer olmasın. "İyi ki.." diyeyim seçimlerimi düşündüğüm zamanlarda. Geriye gitmesin adımlarım, geçmiş yalnızca anı olarak kalsın “geçmişte”. İleriye dönük olsun yüzüm hep, aydınlık olsun.
Yaşamın içindeki değişim hiç peşimi bırakmasın, günün geceyi, yinin yangı, ateşin suyu, zorlukların mutlulukları tamamlaması hafızamda kendine yer etsin. Hayatın kurgusu içinde kapanan kapılar olsa da bileyim ki su yolunu mutlaka bulacak ve yenileri açılacak önümde. Değişim hayatımda korku sebebi değildi ya hiç, hep böyle kalsın. Değişim = Yenilik denklemi gülümseyişler eklesin yaşamıma. Umut hayatımın en derininde kendine yer etsin ve hiç kaybolmasın yerinden. Şansın yanıbaşımdaki varlığını hissedeyim içimde bir yerde. İsteklerimin peşinden gidecek cesaretim olsun hep. Hayal kurup, adımlar atayım hayallerime, hayal ettiklerimi gerçeğe taşımak için çaba göstermeyi de asla es geçmeyeyim.
Birşeyler sürpriz olsun bana hayatta. Beklenmedik zamanlarda, beklenmedik güzellikler çıksın karşıma, ya da çıkarılsın mesela. Neşeyle dolu, kahkahalar içinde geçsin zamanlarım, sebepsiz coşkular taşıyayım içimde, durduk yere gülümseyeyim. Heyecan duyarak farkedeyim ki, yaşıyor olmak en büyük hediyem; bu zihnimden bir an bile kaybolmasın. Yalınayak basayım yere, çimlere, toprağa. "Ayak bileklerime kadar ılık sularda yürüyeyim", yağmurda ıslanayım, sırılsıklam olayım hatta da. Yağmurdan sonra gelen toprak kokusunu duyayım derinden. Suya yakın olayım hep; altında, içinde, kıyısında ama hep suda, suyla... Gün ışığıyla aydınlansın tenim. Ruhuma uzansın gün ışığı, içimi aydınlatsın. Gökkuşağı çıksın karşıma beklenmedik anlarda ya da yıldızlarım olsun bir sürü, kaysınlar dilek dileyip göğe baktığımda. Renkli olsun tüm zamanlarım. Mavi yeşile karışsın, maviyeşil olsun hayatım, maviyeşille olsun. Turuncu tüm anlamları ve hissettirdikleriyle yaşamımdaki hakimiyetini sürdürsün yine de –turuncu, ben demek.
Yaşamıma enerji taşısın, hareket getirsin. Enerjim dışarı taşsın, koşup, atlayayım, zıplayayım, kanatlanayım, uçayım o enerjiyle. Pın = turuncu = anlar = yaşam = basit denklemi varlığı sürdürsün bende. Yalın olsun her şey, sade yaşansın, saflıkla sarılsın. Ferahlık dolsun ruhuma, hafifleyeyim. Ağırlaşmasın kalbim hiç. Kaş’ta edindiğim ruh halim hayatım boyunca hep baki kalsın. Keyifli ve keyifle kalayım her günümün her anında.
Işıltılı olsun birşeyler bende. Pırıltılar saçılsın yaşamıma, peri kızının sihirli değneğinin dokunuşundan yayılan... O kayan yıldızda dilediğim dileğimi “yusufçuk kanadındaki peri kızı” yaşamıma taşısın, kendi varlığının yanında.
Yazdıklarımı yanımda taşımak gerçekten uğurdu bana, yine hep yanımda olsun bu cümleler. Hayata suratım asıldıkça açıp okuyayım yazdıklarımı, yüksek sesle mümkünse. Tüm duyularım ve varlığımla bu cümleleri hissedeyim taa içimde. Hiç unutmayayım yazdıklarımı ve bir tekinden bile hiç vazgeçmeyeyim.
Yeni yaşım, bu dünyadaki yeni yılım kutlu olsun, mutlu olsun. :)
Yeni yaşım, bu dünyadaki yeni yılım kutlu olsun, mutlu olsun. :)
No comments:
Post a Comment