08 November 2008

mavi bir telaşa saklayıp kendimi, bir film izledim..

Issız ADAm..



Tanıdıktı hikaye!
Tesoro'yla Mucize'nin hikayesine dair anlar, anlamlar, kelimeler, adımlar, sebepler, sonlanışlar, vs.. vardı.
Çok uğraştım film boyunca, gözlerim ıslanmasın diye. Olmadı! Ağladım.
Ama canımı yakmadı ağlayan palyaçoyu hatırlamak, yaşlar hikayenin burukluğuna döküldü gözlerimden. Bi tarafımın hep o yaranın açılmışlığını taşıyacak olmasına döküldü.Sola Hizala Gördüm ki ben bu gece; yaşananlar bir yanımı buruk bırakmış olsa da, bi tarafım hep onun yarasını taşıyacak olsa da ben palyaçoyla barıştım artık. Gözyaşlarımla, palyaçonun içimde açtığı yarayla, bana yadigar bıraktığı buruklukla barıştım. O burukluğun hayat boyu hep derinde bi yerde benimle kalacak olması fikriyle barıştım.

Sonunda, canımı yakarak, kendimi acıtarak geçirdiğim üç yılın ardından palyaçolara yeniden gülümseyebiliyorum artık..

No comments: