14 November 2007

hoy es mí cumpleaños... :)



Yaşamdaki akışı, enerjiyi, değişimi, umudu göz ardı edemediğim harika bir dönemin içindeyken 26.yaşını bitiriyorum ben bugün..
Önümde "yeni" zamanlar var. Bu yenilik içindeki yaşamdan dileklerim var. :) Diyorum ki şimdi kendi kendime ve tüm dünyaya, parçası olduğum herşeye..
Pınar yeni yaşında ve gelecek tüm yeni yaşlarında;


Sağlıklı olsun her şeyden önce. Kalbi çarpsın, hızını hiç kaybetmesin. Kanı çok olsun, enerjisi artsın, hızlansın. Formda olsun, hafif hissetsin, hafif yaşasın.


Sevdikleri yanında olsun. Görüşme zamanları daha sıklıkla olsun, yine de hiç bıkılmasın. Annesiyle babasıyla daha çok vakit geçirsin, birlikteliğin kıymetini bilsin, farkında olmadan bile olsa onları hiç üzmesin –zaten farkında olsun..


Arkadaşları olsun, yanında olsun. Paylaşacağı, anlatacağı, tek kelimeyle çok şeyler ifade edebileceği, gözlerine baktığında içerisini göreceği insanları olsun. Az olsun, çok az olsun ama hepsi gerçek olsun. Birlikte eğlenilsin, birlikte gülünsün. Kahkahalar paylaşılsın en çok ama hayata kırgın olduğunda da birarada olsunsun. Güven olsun arkadaşlıklarının en temeli, sevgi olsun, sonra keyif olsun, pozitiflik sarsın hepsini. Pozitif olmayan, olmak istemeyen, Pınar'ı da huzursuz eden, yoran kim varsa uzak olsun, ömür boyu uzak kalsın.


Aşık olsun. Aşık olunsun. Her şeyler, herkesler geride kalsın, yeni biriyle karşılaşsın. Tanışsın, tanısın, öğrensin, öğrenilsin. O yeni biri gerçek olsun, gerçek davransın, maskesiz yaşansın her şey, açık olsun, sağlam dursun hayatın içinde. Kilitlerin anahtarı onda olsun. Kendi kilitlerini Pınar’a açsın. Güven olsun her şeyin en temelinde, güven sağlam olsun. Dokunsun, dokunulsun, elele olunsun. Her haline tanık olsun, Pınar’ın tanıklığına da izin versin, kaçmasın, saklanmasın. Derin olsun hissedilenler ve aynı ölçüde basit olsun. Derinlikte sarhoş olunsun, yükseklere uçulsun birlikte. Pınar'ı bulutlara uçursun, Pınar bundan sonra bulutlarda yaşasın. Hafif olsun yaşam onunla birlikte, ferah olsun.


İşi olsun, işini sevsin, yaptığından keyif alsın. Çok yorulsun ama hep mutlu olsun. Ofisinde, işinde, kendi olsun, kendinden birşey katsın. İnsanların ne düşündüğüyle değil, kendi ne yaptığıyla ilgilensin. Yaptığını iyi yapsın. Sorumlulukları olsun, çok olsun gerekse ama hepsinin hakkını versin. İçi huzurlu olsun. Zamanı kullansın, iyi kullansın. Thousand Faces of Time ona planlı yüzüyle yanaşsın. Neşeyle çalışsın, suratı asılmasın. Çalışırken ferah olsun. Risk almayı da bilsin. Lola’yla çalışsın mesela, seçimi o olsun. Yolu da o olsun, seçimiyle yolu birbiriyle çarpışsın. Çarpışmadan enerji doğsun. Pişmanlık yer etmesin içinde, hep "iyi ki bunu seçmişim" desin, doğru adımlar attığından hiç şüphe duymasın. Yolu aydınlık olsun, ileriyi görebilsin. Kendi yolunu çizebilsin.


Yalnız yaşayacağı bir evi olsun. Küçük olsun, şirin olsun, kendi gibi olsun, kahve koksun, Pınar'a ait renklerle boyansın, onu yansıtsın. Rahat, turuncu bi kanapesi olsun, üzerinde uzansın, keyif yapsın. Yerde minderleri dursun. Kocaman pencereleri olsun, perdeleri ardına kadar açıp yağmur seyretsin. Limon sarısı mutfağında arkadaşlarına yemek yapsın. Minik de olsa bir balkonu olsun, bir nevi bahçe olsun, Uyandığında maviliklere açsın gözlerini, huzurla yaşasın. Azul Génova puzzle'ı hep baş köşede dursun, ona baktıkça gülümsesin. Evinde sevdiği müzikler dolsun kulağına, ruhuna. Triptico çalsın iç sesinde. Dansetsin, danseder gibi yaşasın evinde.


Seyahat etsin. Daha önce hiç gitmediği bir yere gitsin. Yeni insanları olsun, yeni sokaklarda yürürken tanıştığı. Az eşyası olsun seyahatlerde, bazen gece yolculuğu yapsın, otobüs camlarından yol haritaları çıkardığı, bazen uçuversin kısacık zaman dilimlerinde. İstanbul'da yürüsün, vakit yaratsın yürüyüşlere. Gitmediği, bilmediği semtlere gitsin, hepsini öğrensin. Kadıköy'deki balonla göğe yükselsin. Büyükada'ya gidip güneşi batırsın Aya Yorgi'de elinde bir kadeh şarapla. Bozcaada'ya gitsin, adanın etrafını yürüsün. Kapadokya'ya gitsin, büyülü dünyanın içine dalsın. Assos'a gidip yıldızları kaydırsın gökten. Bir kumsalda ateşin başında otursun gece boyu, elinde yakuttan kadeh olsun. Kokusuyla ruhu sarhoş olsun. Yaz olsun, mutlaka KAŞ'a gitsin. Mavi olsun orda, mavilere karışsın.


Kendi seçimlerine vakit yaratsın.
İspanyolca'yı öğrensin, konuşsun, kitaplar okusun, filmler izlesin.
Puzzle'lar yapıp evinin duvarlarına assın. Yaptığı puzzle'lar onu yansıtsın.
Hep dansetsin, hiç durmasın. Kırmızı ayakkabılar da yaptırsın, bir gümüş renkli olanlarla dansetsin, bir kırmızılarla.. Tangonun büyüsü içinden eksilmesin, uçup gitsin bu diyardan tango ritmiyle. Nuevo olsun ritmi hep, hayatı da dans anları gibi hareketli olsun.
Kitap okusun, çok okusun. Elif Şafak, Amin Maalouf yeni kitap yazsınlar, hemen alsın. "Çağla"nın yeni yazıları olsun, onları okusun, içlerinde kendisini bulsun.
Sinemaya gitsin, keyifli filmler izlesin. Sevdiği eski filmleri de izlesin defalarca daha, hiç bıkmasın. Filmlerde kalsın bir yanı ya da filmler onda kalsın. İyi Seneler Londra gösterime girsin, gidip onu izlesin.
Tiyatroya da gitsin, Yangın Duası'nı izlesin bir kez daha. Renklerin içine karışsın. Soru işaretleri dolsun zihnine, hayatı sorgulasın. Yanıtlar bulsun kendince ama yenilerini aramaktan da hiç bıkmasın.
Yazsın zihnindekileri, kalbindekileri. Her şeyi "gianicolo"ya saklasın. Gianicolo özel olsun. Biri ona gianicolo'yu sorsun.
Koleksiyonlarını büyütsün. Çok olsun kartpostalları, broşürleri, kahve fincanları. Hiçbir yere sığdıramasın, yine de sürdürsün, hep biriktirsin.
Dec 31'leri hep sürdürebilsin, gülümseyişleri olsun o kartlar.
Müdavim olsun gittiği yerlerde; Sefahat olsun, Kino olsun, Pano olsun, Vera olsun, Palyaço olsun, Victoria olsun, Gizli Bahçe olsun. İçsin, sarhoş olsun, sarhoşluğu keyifli olsun, keyifle olsun.
Lezzet olsun yaşamında. Starbucks mutlaka olsun. Ülke kahveleri denesin, tatlarını ayırabilsin. Yakut içsin, Karadut şarabıyla tatlı olsun. Kadeh kaldırsın tekilayla. Fesleğen tadı damağından eksik olmasın. Kendi tarifleri olsun, kendi yaratsın, "en başarılı tarif kendi yaptığındır" olsun.


Yeni şeyler de katsın hayatına. Dalmayı öğrensin, Kaş'ta yazın dalış yapsın. Doğaya karışsın, doğada olmaya alışsın. Paraşütle atlasın en azından bir kez, yeryüzüne 2000 metre yukarıdan baksın. Fotoğraf çeksin, fotoğrafçılık olsun bir gün mutlaka yapacakları arasında. Işıkla oynasın fotoğraflarında.. Duyarlılık yerleştirsin yaşamına daha da fazla. Tepkilerini farketsin, farkettirsin, dile getirsin, uğraş versin, çaba göstersin yanında durduğu değerler için.


Bütün bunların en en öncesinde Pınar mutlu olsun, içi huzurlu olsun.
Kendine güvenini yitirmesin. Emin olsun, emin dursun. Netlikle baksın yaşama, adımları ani olsun, kararları keskinleşsin. Tereddütleri uzun süreli olmasın. "Why not?" diye sorsun kararsızlık anlarında, hemen cevap bulsun, kararsızlığını yensin. Seçimler yapsın, "taraf tutsun" -ama önyargılı olmasın- , kendisi için "fark eden" hiçbirşeyi es geçmesin. Kendini ıskalamasın. Kararlı kalsın, yaşamında pişmanlıklara yer vermesin. Hayatının temel felsefesi "Never doubt! Never look back!" olsun. "İyi ki.." desin seçimlerini düşündüğü anlarda. Geriye gitmesin adımları, geçmiş bağlarını kessin, geçmiş yalnızca anı olarak kalsın. İleriye dönük olsun yüzü hep, aydınlık olsun. Yaşamın içindeki değişim hiç peşini bırakmasın. Yusufçuk simgesi olsun ametistler gibi. Değişim = Yenilik denkleminden kendine gülümseyişler çıkarsın. Umudunun eksilmesine hiç izin vermesin, isteklerinin peşinden geçsin. Hayal etsin, adımlar atsın hayallerine, gerçekleştirsin.


Sürpriz olsun yaşamında birşeyler. Beklenmedik olsun, karşılaştığında şaşkın ifadeli bir gülümseyiş yerleşsin yüzüne. 32 dişi gözüksün. Neşeyle dolsun, kahkahalarla geçsin zamanları, sebepsiz olsun coşkusu, durduk yere gülsün, eğlensin. Onu tanımayan anlamasın neşesini, tanıyanlar bilsin ki Pınar “sadece neşeli”. Heyecan duysun, yaşıyor olmak en büyük hediyesi olsun. Yalınayak yürüsün, çimlere bassın. Yağmura karışsın, sırılsıklam olsun, bundan neşe duysun. Yağmurdan sonra gelen toprak kokusu bastırsın duyduğu bütün kokuları. Suya yakın olsun, altında olsun, içinde olsun, kıyısında olsun ama hep suda olsun, suyla olsun. Gün ışığıyla aydınlansın teni. Ruhuna da yansısın aydınlıklar. Gökkuşağıyla karşılaşsın köşeyi döndüğünde, ya da onu bekleyen yıldızları olsun, kaysınlar dilek dilediğinde. Renkli geçsin anları, günleri, ayları. Ama en çok turuncu olsun rengi. Turuncular ardından baksın yaşama. Enerjisi bol olsun, içinden dışarı taşsın, koşsun, atlasın, zıplasın, kanatlansın, uçsun. Keyifli olsun, keyifle olsun. Işıldasın. Pınar = turuncu = anlar = yaşam = basit olsun. Yalın olsun her şey, sade yaşasın, saflıkla sarılsın. Ferahlık dolsun ruhuna, hafif olsun. Ağırlaşmasın kalbi hiç. Kaş'ta edindiği ruh hali hayatı boyunca hep baki kalsın.


Yazdıklarını hep yanında taşısın. Hayata suratı asıldıkça açıp okusun. Yüksek sesle okusun. Taa içinde duysun. Hiç unutmasın. Hiç vazgeçmesin.


Pınar'ın yeni yaşı kutlu olsun!!!! :)



No comments: