22 February 2016

kırık dökük..

Sevincinin içinde kalması böyle bir duyguymuş. Öğrenmek zorunda kalıyorum.

Bir adım sonrasında o sevincin kursağında kalmasına duyduğun korku hiç bilmediğim birşeymiş benim.

Yanımda olmasını istediğim insanlar var. Ama istiyorum ki onlar sarsın beni, ben itsem de, istemesem de..  Onlar ısrar etsin, yanımda kalmak için tartışsın, gerekse kavga etsin benimle.. Bana rağmen yanımda kalsınlar. Zaten bir tek onlar kalsın, geri kalan herkes gitsin. Yalnız olurum gerekirse ama benim elimi uzatıp, yardım istememi beklemeden (bunu yapmayacağımı da bildiği için hatta) yanımda duran yoksa, kimse olmasın madem.

Kocaman bir boşluk taşıyorum. İçim kırık.. Çok şeye kırgın, çok insana...
Dağılmaya bir adım ötede olduğumdan belki, görmezden geliyorum kırıklıkları, kırgınlıkları. Kapıların ardına saklıyorum içimde.. Göremeyeceğim, sesini duymamı engelleyen, gözden ırak köşelere..

Hayatta her şeyin bir sebebi var, biliyorum. Her şey başka birşeye bağlı gelişiyor da sen o bütünü çok sonradan görebiliyorsun ancak. Anlıyorsun beki o noktada ama o kırıklığı da bir kez yaşamış oluyorsun işte! Zaman geri alınmıyor. Geleceğe dönemiyoruz biz hayatımızın kurgusunda..

No comments: