24 January 2014

AŞK...

Aşk.. tutuşma, yanma, kül olma hali.. yokolma, varolma, ulaşma çelişkisi.. hissetme, hissizleşme karşıtlığı.. hayatın, hatta kainatın temel noktası, temel içgüdüsü! Evet, içgüdü! Akılsız, mantıksız, düşüncesiz bir hissetme, farkında olma, bilme ve uygulama hali.. Fikirsiz, plansız, umarsız davranma, karşılık bekleMEme hali.. sorgulamama, sorduğun sorulara karşılık aramama, karşılıksız bırakmayı yeğleme hali.. Arama, bulma, yeniden kaybetme.. sonra yeniden başlama hali.. Ulaşma, kavuşma, sevişme, bir olma hali.. benliğini verme, kendini unutma, başkasında varolma durumu.. Aşk.. büyülü, sihirli, tılsımlı birşey.. hayatın tılsımı.... yaşam iksiri gibi..

Aşk.. “birlikte olma”, “yalnız kalma” durumlarının çarpışmadığı, birbirini tamamladığı, seni hem canlandırıp, hem öldürdüğü, hem hissin doruklarına çıkarıp, hem hissiyatsızlaştırdığı, tılsımlı bir çelişki hali.. kendini beslediğin, kendini “yarattığın” bir tılsım.. seviştiğin, sevdiğin, sevildiğin, o karşındaki adama bakıp, hayatın anlamını kavradığın bir tılsım.. gözlerini kapatıp, birlikteliği, bütün olmayı, tek olmayı gördüğün bir tılsım.. hayalle gerçeğin karıştığı, içiçe geçtiği, ayrıştırılamadığı bir tılsım..

AŞK.. yaşam.. tılsım.. o-sen.. birlikte/yalnız.. adım adım, koşarcasına.. hızlı / yavaş, ya da ikisi de..


Tılsım.. ben.. sen.. biz... 

No comments: