yorgunum sanki birşeylerden.. belki kendimden hatta.. kendim olmaktan......
sen nasıl davranırsan hayata, etrafına, etrafındakilere, öyle karşılık bulursun ya..
kocaman bi yalan işte o!
sen ne denli anlayışlıysan etrafına, o kadar kullanılır anlayışın aslında.. o kadar sen olursun vazgeçilen, tepkileri büyük olanların yanında.. ilk seninle yapılan planlar elenir, birşeyler çakıştığında.. ilk önce sen çıkarılırsın gözden.. nasılsa anlayışlısındır ya! nasılsa bozulmazsın öyle eften püften şeylere! nasılsa affedersin hataları, nazını çekersin herkesin ve her kızgınlığı sana yansıtabilir insanlar, çünkü sen aslında o anlık patlamaların, tepkilerin sana olmadığını zaten bilmelisin.. bilmemek, anlayışlı olmamak senin için mümkün değildir, sen tepki gösteremezsin.. gösterdiğinde "aaa sen bari yapma" diye karşılanırsın, en çok sen ayıplanırsın, en çok sana karşı çıkılır, yok yere olay çıkaran kişi oluverirsin bir anda.. en çok sen anlamalısın çünkü herkesi ve içlerindeki sıkıntıyı en çok sen paylaşmalısın.. paylaşıp, sıkıntıları yok etmelisin arkadaşlarının hayatında, sıkıntıların sende birikmesi pahasına.. en çok sen gülümsemeli, en çok sen enerji vermelisin etrafına.. en az senden yorulmalı insanlar, en az sen yansıtmalısın içindeki sıkıntıları, ve aslında hatta mümkünse hiç yansıtmamalısın.. senin canın sıkkın olamaz, sen birilerine surat asamazsın.. "senin suratını çekmek zorunda değil kimse"ye gelir konu sen kötüysen, suratın o gün asık olmak istiyorsa.. senin paylaşmayı denediğin ufacık sıkıntılar, büyür hemen, kocaman olur.. birilerinin canını sıkar, tepki duvarları çıkıverir önüne, şaşırırsın! o duvarların ötesine geçemezsin, kendi içine dönüp, yine kendine yöneltirsin bütün oklarını.. bütün suçlamaların kendine doğru akar. tavrından da, sonuçlarından da nefret edersin belki ama yine de birilerine döndüremezsin cümleleri.. diğerleri senin kendinden başkalarını da düşünüyor olmanın arkasına sığınıp, senin hissettiğini umursamadan, yalnızca kendilerini düşünmeye devam ederken, sen mutlaka dinleyen, paylaşan, hafifleten, planların bozulduğunda bile "sorun değil" diyen olmak zorundasındır.. aksi olamaz.. çünkü sen zaten sıkıntılarını kendisi çözen, dışarıya yansıtmayan, neşeli, güçlü, insanları yormayan kişisindir bütün o diğerleri arasında.. ve asla önemli değildir, senin ne denli yorulduğun, başkalarının yorgunluklarının yanında..
sen nasıl davranırsan hayata, etrafına, etrafındakilere, öyle karşılık bulursun ya..
kocaman bi yalan işte o!
sen ne denli anlayışlıysan etrafına, o kadar kullanılır anlayışın aslında.. o kadar sen olursun vazgeçilen, tepkileri büyük olanların yanında.. ilk seninle yapılan planlar elenir, birşeyler çakıştığında.. ilk önce sen çıkarılırsın gözden.. nasılsa anlayışlısındır ya! nasılsa bozulmazsın öyle eften püften şeylere! nasılsa affedersin hataları, nazını çekersin herkesin ve her kızgınlığı sana yansıtabilir insanlar, çünkü sen aslında o anlık patlamaların, tepkilerin sana olmadığını zaten bilmelisin.. bilmemek, anlayışlı olmamak senin için mümkün değildir, sen tepki gösteremezsin.. gösterdiğinde "aaa sen bari yapma" diye karşılanırsın, en çok sen ayıplanırsın, en çok sana karşı çıkılır, yok yere olay çıkaran kişi oluverirsin bir anda.. en çok sen anlamalısın çünkü herkesi ve içlerindeki sıkıntıyı en çok sen paylaşmalısın.. paylaşıp, sıkıntıları yok etmelisin arkadaşlarının hayatında, sıkıntıların sende birikmesi pahasına.. en çok sen gülümsemeli, en çok sen enerji vermelisin etrafına.. en az senden yorulmalı insanlar, en az sen yansıtmalısın içindeki sıkıntıları, ve aslında hatta mümkünse hiç yansıtmamalısın.. senin canın sıkkın olamaz, sen birilerine surat asamazsın.. "senin suratını çekmek zorunda değil kimse"ye gelir konu sen kötüysen, suratın o gün asık olmak istiyorsa.. senin paylaşmayı denediğin ufacık sıkıntılar, büyür hemen, kocaman olur.. birilerinin canını sıkar, tepki duvarları çıkıverir önüne, şaşırırsın! o duvarların ötesine geçemezsin, kendi içine dönüp, yine kendine yöneltirsin bütün oklarını.. bütün suçlamaların kendine doğru akar. tavrından da, sonuçlarından da nefret edersin belki ama yine de birilerine döndüremezsin cümleleri.. diğerleri senin kendinden başkalarını da düşünüyor olmanın arkasına sığınıp, senin hissettiğini umursamadan, yalnızca kendilerini düşünmeye devam ederken, sen mutlaka dinleyen, paylaşan, hafifleten, planların bozulduğunda bile "sorun değil" diyen olmak zorundasındır.. aksi olamaz.. çünkü sen zaten sıkıntılarını kendisi çözen, dışarıya yansıtmayan, neşeli, güçlü, insanları yormayan kişisindir bütün o diğerleri arasında.. ve asla önemli değildir, senin ne denli yorulduğun, başkalarının yorgunluklarının yanında..
No comments:
Post a Comment