Nasıl geçtiğini, neler yaşadığımı anlayamadan geçirdim son 4 haftayı. Şimdi şimdi geri dönüşlerle düşünüyorum ve idrak ediyorum yaşadıklarımı. Yoğun, yorgun, hareketli, zaman zaman (aslında sadece ilk haftası) keyifli, kendimi zorlayarak geçti bütün bu zaman.
Kongremle başladı, ki o en harika yanıydı. Yorucuydu ve hatta acıttı zaman zaman. Ama hocaların söyledikleri, ifade ettikleri, tarzları, davranışları, vs.. silip götürdü bütün ağırlığımı, gözlerimi doldurdu, koca bir gülümseme olarak yerleşiverdi yüzüme. Orda ve orası için yaptığım herşey bende özel bir yer, anlam kazandı, içimde neşe olup taştı, mutluluk taşıdı ilk kongremde bana.
Sonrası çok ağır oldu ama. Bu dört haftanın geri kalan kısmında dünyanın bütün aksiliklerini ben yaşadım sanırım, liste kaybettim, her yere ve herşeye geç kaldım, yapmak istediğim her şeyi erteledim -ertelemek zorunda kaldım-, taşınamadım, taşınma planlarımı es geçmek durumunda kaldım, unutkanlık sınırımı aştım, sürekli birşeyleri yanlış yaptım, üstüme gelindi ve bunu çok çok net hissettim, altında ezildim, en son olarak da başımı çarptım ve gerçek anlamda kanadım.
Zaman zaman düşündüm hayat beni sınıyor diye. Yoruldum, ağladım, düştüm, kırıldım. Ağır geldi bu son dört hafta bana.. Şimdi yavaş hareketlerle üstümden atmaya çalışıyorum bu ağırlığı. Altından kalkma halindeyim bütün kırıklığımın. Başaracağım biliyorum. Gülümsemeye bile başladım son günlerde yeniden :)
Hala ağır geliyor birşeyler ama elimden "keşke böyle olmasaydı" demekten başka birşey gelmeyen konularda kendimi tamamen yıkmaya karşı duruyorum inatla!!
No comments:
Post a Comment