15 October 2007

yeni bir başlangıca hazır mıyım? :)

Küre biriktiricisi farkettirdi ilk..
Düşünmemişim hiç burası üstüne demek. O konuşmayı yaptığımız zamandan itibaren sonrasındaki birkaç saat içinde ikna olmuştum bile söylediklerine.

Değişim zamanı hayatımın. Her şeyi değiştirmeli..
Kaş'tan döndüğümde söylemiştim kendime; "yeni başlangıçlar yapmalıyım, geride kalmalı hayatımın geçmiş anları gerçekten".
Uygulaması zordu ama.
Ben değişmiştim orda, daha mutluydum üstelik bu değişen benle birlikte ama İstanbul'da beni bekleyen yaşam içinde değişen ben mutluluğunu sürdüremiyordu. Sürdürebilmek için alanlar yaratmaya çalışıyordu kendine, değişimlere kafa yoruyordu ama olmuyordu.
Anlamdan eksik kalıyordu değişimlerim bende. Öylesine bir "değişim" kelimesi oluyordu, sürekli söylenen-düşünülen ve bu süreklilikten dolayı anlam yitiren.

Anahtarları atmak, mektubu yazıp göndermek bir adımdı, kocaman, gerçek bir adım!
Devamında ne olmalı diye düşünmemiştim, öyle çoktu ki içime yerleşen ferahlık, değişim dileğimin henüz "tam" olmadığını, hala hayatımın beni yoran -zihnimi, ruhumu yoran, beni mutsuzlaştıran- yanlarının olduğunu bir kenara itivermiştim.

Küre biriktiricisi tam da böyle bir zamanlamayla sordu o soruyu ve sonrasındaki fikirlerini sıraladı. O konuştukça ve ilk an refleksimle ben karşı çıktıkça, zihnimin bir köşesi biriktirdi söylediklerini. Konu kapandı, zihnim kapatmadı o odacığı, düşündü, artılar çıkardı, eksiler sıraladı. Eksiler çok azdı.

Ertesi sabah oldu, kahve sözü verildi.
Gülümsedim, demek doğru hissettim.

Şimdi daha da eminim. :)

No comments: