19 March 2007

Mutluluk



İzlediğim birçok filmden etkilendim bugüne dek ama çok çok uzun zamandır hiçbir filmde böyle hissetmemiştim..

Mutluluk beni sarstı!
Sanki görünmez biri omuzlarımdan tutup silkeledi beni, kendime getirdi..



Müzikler içime dokundu; Livaneli ne de olsa..
Kitabı okumamıştım, filmden çıkınca ilk işim gidip kitabı almak oldu.
Ve o öykü...

Cemal'in askerliğe, kendi askerliğine kesin ve sarsılmaz bağlılığının, inancının yanı sıra birini -o biri terörist olsa bile- öldürmüş olmaktan dolayı yaşadığı insani duygular, psikolojik karmaşası; o seslerden kurtulamama, girdaptan çıkamama hali...

İrfan'ın elindeki her şeye rağmen mutlu olamayışını farkedip, uykusunda kalbi sıkışarak yataktan fırladığında bunu farketmeyen karısını terkedip, gerçekliğe yol alması...

Ama en çok Meryem!
Meryem'in hikayesi, kendi kimliğinin, isteklerinin farkına varışı, yaşadıkları, bakışları, hissettikleri beni içine çekti. "Meryemi kimse 'duymuyor' ki.." cümlesi kulaklarımda uğuldadı. Filmin sonundaki hatırlayışı, o ana geri dönüşü dondurdu beni, kıpırdama gücünü bile bulamadım kendimde; öyle ki, ayakta olsaydım yere yığılırdım.

Daha çok şey var söylemek istediğim ama ifade edecek kelimem yok. Tüm kelimeler eksik kalıyor anlatmak istediklerime, tek cümlede bağlanıyor her şey;
"Mutluluk beni sarstı!"

No comments: