21 February 2007

like a miracle

"Dolmabahçe'ye gittim ağlayan palyaço'yu görmeye.. Belki hayali hala ordadır diye.. Gizlenmiştir şehrimizin siluetine, geleceğim zamanı bekliyordur, kimbilir. ....... .. "

Hayal kurmak bile zor artık. Ağlayan palyaço uzaklarda kaldı. ... O rüyadaki gibi ayrı düştük; ben griler arasında kaldım -kendi yeşilimle-, O bir gemiyle uzaklara -kendince özgürlüğüne- doğru gitmeyi seçerken..

"Bazen kazanınca... Kaybedersin!.."

Kaybettik biz!

"TesOrO'yla Mucize" çok güzeldi, ama hırpalandık, yaralandık, parçalara ayrıldık. 

Ben bugün, dün gece gördüğüm bir rüyaya kapılıp gittim Dolmabahçe'ye -her şeyin başlangıcına.. Rüyamda ne vardı, bilmiyorum. Ama ağlayan palyaçoyu hissettim orda.

...


Ağlayan palyaço hikayesi gerçek oldu!
Sen zaten palyaçoydun, ben de oldum.
Artık o hüzne gerçekten kapıldık, biliyorsun sen de, değil mi?
Palyaço makyajını çıkarınca, yorgun, yenik, kırgın yüzüm çıkıyor altından.
İçine yağdırdığı yağmurların altında üşüyor kalbim.
Dünyaya inanmadan bakıyor gözlerim.

...


"Bazen kaybedince... Kazanırsın!.."a inanmak istiyor yüreğim ama yok işte bizim bir "çift B günümüz".. Ve zaten sen Chris değilsin ve Annie'nin yanında olmayı seçmiyorsun, seçmeyeceksin de, biliyorum.

No comments: